İDAM CEZASININ OLMAMASI NE GÜZEL, HELE BİR DE DELİYSEN
20 | 05 | 2012
İDAM CEZASININ OLMAMASI NE GÜZEL, HELE BİR DE DELİYSEN e-Posta
fikirolog tarafından yazıldı.   
Salı, 14 Şubat 2012 11:48

Eğer idam cezası yoksa, her ne suçu işlerseniz işleyin, size bir şey olmayacağını bilirsiniz. Şu an bu yazıyı okuyan kişinin kendisinin, eşinin, annesinin, kızının, oğlunun bir tecavüze, cinayete, gaspa, kaçırılmaya maruz kalabileceği ve mağdur olarak yukarıdaki haksızlıkları, birden fazla defa yaşayabileceği ihtimal dahilindedir. Aynı haksızlığa birden çok kez uğradığınız gibi aynı haksızlığı yapan fail bu suçu birden çok defa işlemektedir. Bir suçlu olarak, ne kadar suç işlerseniz işleyin, kaç kişiye tecavüz ederseniz edin, kaç kişiyi öldürürseniz öldürün, bilirsiniz ki size bir şey olmayacaktır. Hele bir de deli raporu aldınız mı, artık dokunulmazlık elde edeceksiniz. Devlet sizi koruyacaktır. İşkence dahi görmeyecekseniz çünkü insan hakları var. Burada öldürdüğünüz, tecavüz ettiğiniz kişi sayısı ne kadar çok artarsa artsın, karşılığında pek fazla bir kaybınız olmayacaktır. Yaşayabileceğiniz en kötü şey, müebbet hapistir, bu durum sandığınız gibi müebbet olmayacak, gerek tutukluladan gerek suçlu yakınlarından oy kazanmak amacıyla ve ceza evlerinin dolması  nedeniyle affa uğrayıp serbest kalacaksınız. Suç işlemeye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu sefer daha tecrübeli olduğunuz için, 3 kişiyi öldürmek, kaçırmak, tecavüz etmek yerine mümkün olduğunda çok, yakalanıncaya kadar ister 30 kişi, elinize geçirdiğiniz otomatik bir silahla ister 100 kişi fark etmez  dilediğiniz kadar suç işleyebilirsiniz. En nihayetinde ortalama 10 ila 20 yıl arası; eğer deliyim, psikolojik rahatsızlığım var derseniz en kısa sürede serbest kalırsınız. Sonra  tekrar aynı suçları işlemek için fırsatınız olacak ve dilediğiniz kadar suç işleyebilirsiniz. Çünkü ne hikmetse suç işleyenlerin çoğunun psikolojik rahatsızlığı oluyor. Örneğin; 2011 yılında Norveç’te Utöya Adasında böyle bir adam tek seferinde, eline aldığı silahla 92 çocuğu öldürmüştü. Bu çocuklardan biri siz olsaydınız, bu yazıyı bir başkası okurken, siz çoktan toprak olmuştunuz. Eğer ölenlerden biri sizin çocuğunuz olsa idi içinizdeki adalet duygusu yerine gelir miydi bilmem ama bildiğim şey bu suçu işleyen Anders Behring Breivik, insan hakları evrensel bildirgesi kapsamında kendisine duyulan saygıyla, meşhur olmanın verdiği keyfiyle ceza evinde hayatına devam etmektedir. Gazetecilerin sıraya girmesi ve hasta ruhlardan gelen çuvallarca mektup, işlediğiniz cinayetler için üzülmemenizi sağlayacaktır.

 

Bu sistem böyle devam ettiği sürece, bu yazıyı şu anda okuyan kişi olarak siz yada yakınınız, giderek artan suç oranları kapsamında bir suçtan mağdur olacaksınız amma diri olarak amma ölü olarak. Burada kanunlara uyuyor ve verginizi ödüyor olmanız sizi kurtarmayacaktır.

 

Aynı suçu defalarca işleyen ve işleyecek kişiye en kötü ihtimalle, insan hakları evrensel bildirgesine uyarak bu kişiye devlet cezaevlerinde konaklama imkanı verilecektir. Burada terör, cinayet, tecavüz vs suçlarla, özellikle hayatlarını kaybeden kişilerin yaşam hakkı karşılığında, gidip soğuk su içmeleri en sağlıklı yöntemdir. Çünkü suçludan adalet adına alabilecekleri en iyi karşılık, kişinin tutuklanmasıdır. Siz yokken evinize bir manyağın gelip, ailenize birkaç suçu aynı anda işleyip sonra evdekileri öldürüp gitmesinin nihayetinde, eğer deliyse en kısa sürede, deli değilse  hayatının geri kalanını af bekleyerek belki (affa uğrayarak veya şartlı tahliye ile) salıverilerek yaşayacaktır.

 

Toplum hayatına kazanılmamış veya kazanılmayı reddeden ve  aynı suçları tekrar işleyen kişiler, idam cezasına çarptırılmalıdır. Burada kimse insan haklarından bahsetmesin. Çünkü kanunlara uyan, vergisi ödeyen vatandaşın, insanca yaşama hakkını kim koruyacak. Suçluyu korurken mağdurun yada maktulün insan hakları ne olacak. Bahçenizdeki çiçekleri korumak adına arasındaki işe yaramaz otları koparırsınız, bundan rahatsız olmazken neden aynı şey toplum için düşünülmez. Mağdurların ve maktullerin zararlarının tazmin edilmesi için ;suç işleyerek karşı tarafı mağdur yada maktul eden kişinin, devlet adına, mal varlığına el konulması ve idam cezasına çarptırılmışsa devlet adına suçlunun organlarına el konulması gerekir. Toplumu, kişileri zarara uğratan bu suçlulardan azami ölçüde bu zararı telafi etmek yoluna gidilmelidir.

Son Güncelleme: Salı, 14 Şubat 2012 11:52
 

Yorumlar  

 
+1 #1 14-02-2012 11:58
anafikri yazının en sonunda vermişsiniz...
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile